June, 2009
Engin bir denizdeki karanlıklara benzer

Ya da (inkar edenlerin amelleri) engin bir denizdeki karanlıklara benzer; onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar; elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Allah kime nur vermemişse, artık onun için nur yoktur.
(Nur Suresinin 40. Ayeti)
Arazideki seraba benzer

İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah’ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.
(Nur Suresinin 39. Ayeti)
Tutkuya kaptırıp alıkoymaz

(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten ‘tutkuya kaptırıp alıkoymaz’; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.
(Nur Suresinin 37. Ayeti)
Oruç ve Kur’an
Oruç ve Kur’an Kıyamet Günü kula şefaat ederler. Oruç der: “Yâ Rabbi! Ben onun yemesine ve zevklerine engel oldum. Beni ona şefaatçi yap.” Kur’an der: “Ben onun gece uykusuna engel oldum. Beni ona şefaatçi yap!” Cenâb-ı Hak tarafından “Şefaatiniz kabul olunmuştur.” Buyurulur.
(Fethür Rabbani, c.18, s.4)
Kur’an’ı en güzel sesle okuyan

Kur’an okuduğu zaman sesini işittiğinizde Allah’ tan korktuğu kanaatine vardığınız kimse, şüphesiz ki, Kur’an’ı en güzel sesle okuyanlardandır.
(İbni Mace, İkame: 176)
Allah, göklerin ve yerin nurudur

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir.
(Nur Suresinin 35. Ayeti)
Oku ve yüksel!
Kıyamet günü Kur’an gelip der ki: “Ya Rabbi, Kur’an ehli olan kimseyi nurunla süslendir.” Bunun üzerine ona bir keramet ve şeref tacı giydirilir.
Kur’an sonra, “Yâ Rabbi, onun süsünü artır.” der. Sonra o şahsa bir şeref elbisesi giydirilir.
Bundan sonra Kur’an, “Yâ Rabbi, ondan râzı ol.” der. Kur’an ehli olan şahıs Allah’ ın rızasına nâil olur, kendisine, “Oku ve yüksel!” denilir. Kur’an’ın her bir âyetine karşılık kendisine derece verilir.
(Darimî, Fezili Kur’an: 1)






