Hadis bölümündeki yazılar

Canımı acıttın, izin ver, karşılığını alayım

hadis 1 Canımı acıttın, izin ver, karşılığını alayım

Bedir savaşından önceki saatlerdir… Son bir kez safları kontrol etmekte, askerine çeki düzen vermektedir. Saftan bir az önde duran arkadaşlarından Hudayr oğlu Üseyd’i hafifçe göğsünden iterek safa girmesini ister. Şakacı bir kişi olan Üseyd ise:
“Ey Allah’ın Elçisi” der “canımı acıttın, izin ver, karşılığını alayım.”Hz. Muhammed (asv)  hemen önüne geçerek:
“Buyur, al hakkını” der. Üseyd ise son derece ciddi bir tavırla:
“Fakat” der “Ey Allah’ın Elçisi, benim göğsüm çıplaktı, sende ise elbise var ” Hz. Muhammed (asv)  gömleğini çözerek:
“Haydi” der “şimdi al hakkını.”
Peygamberini kucaklayarak öpmeye başlayan Hudayr oğlu Üseyd, bir yandan da
“Ey Allah’ın Elçisi” demektedir. “Anam babam sana feda olsun, istedim ki, hayatım seni öpmekle son bulsun.”[3]

[3] M. Yusuf Kandehlevi, Hayatü’s-Sahabe, II/492.

İstemez misin ey Ömer? Dünya onların olsun, ahiret te bizim!

18 İstemez misin ey Ömer? Dünya onların olsun, ahiret te bizim!

Hz. Ömer (ra), sessizce, dinlenmekte olduğu odaya girer. Bir an çevresine göz gezdirir. Odasının bir yanında işlenmiş bir deri, bir diğer köşesinde de, içinde birkaç avuç arpa bulunan küçük bir torba vardı. İşte Allah Resûlü’nün odasında bulunan eşyalar bundan ibaretti. Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer (ra)’in hıçkırıkları O’nu (asm) uyandırır. Kalkınca hasırın vücudunda iz yaptığını, kan oturduğunu gören Hz. Ömer (ra) ise omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Hz. Muhammed (asv)  hayretle sorar:
    “Ey Hattab oğlu! Niçin ağlıyorsun?”
“Ey Allah’ın Elçisi! İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah’ın Elçisisin… İzin versen de, biz de seni…”
Maksat anlaşılmıştır, Allah’ın Elçisi (asm), gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm, tatlı bir el işareti ile keser ve
    “Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı “(Ankebut, 29/64)
 ayetini okuduktan sonra ekler:
    “İstemez misin ey Ömer? Dünya onların olsun, ahiret te bizim!..”[2]

[2] M.Yusuf Kandehlevi, Hayatü’s Sahabe, II/412.

Her mümin, taşıyabiliyorsa kendi yükünü kendi taşısın

17 2 Her mümin, taşıyabiliyorsa kendi yükünü kendi taşısın

Vefatından sonra eşi ve bütün inananların annesi Hz. Ayşe (r.anha)’ye sorarlar:
“Allah’ın Elçisinin evdeki hali nasıldı?”
Hz. Ayşe (r.anha) cevaplar:
“O kendi işini kendi görmekten hoşlanırdı. Arkadaşları bütün işini yapmaya hazır olmalarına rağmen bunu istemezdi. Evdeyken, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, develeri bağlar ve yemlerini verirdi. Ayrıca, ayakkabılarını ve delik su kırbalarını tamir eder, hizmetçilere de yardım ederek onlarla birlikte hamur yoğururdu. Çarşıdan yiyeceğini kendi taşır, birisi “Ey Allah’ın Elçisi! İzin ver ben taşıyayım.”dediğinde,
“Her mümin, taşıyabiliyorsa kendi yükünü kendi taşısın.” derdi.[1]

[1] Kadı İyaz, Şifa-ı Şerif, s.132.

Şu çizgi insandır

161 Şu çizgi insandır

İbnu Mes’ud (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) bir gün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı. Rasulullah (sav) bu çizdiklerini şöyle açıkladı:
“Şu çizgi insandır. Şu onu saran kare çizgisi de eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de musibetlerdir. Bu musibet oku yolunu şaşırarak insana değmese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ecel oku değer.”

(Buhari, Rikak 3)

En hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir

15 En hayırlınız Kuran ı Kerimi öğrenen ve öğretendir

“Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.”

(Buhari, Fedailu’l-Kur’an 21)

Bedenine sıhhat vermedik mi?

13 Bedenine sıhhat vermedik mi?

“Kulun, kıyamet günü, hesaba çekileceği ilk şey (mazhar olduğu) nimettir. Kendisine: ‘Bedenine sıhhat vermedik mi, soğuk sudan içirmedik mi?’ denecektir.”

(Tirmizi, Tefsir)

Her peygamberin peygamberlerden dostları vardır

12 Her peygamberin peygamberlerden dostları vardır

İbnu Mes’ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:
“Her peygamberin peygamberlerden dostları vardır. Benim dostum, ceddim ve Rabbimin halili olan İbrahim’dir.”
Resulullah (sav) sonra şu ayeti tilavet buyurdular:
“Gerçekten, insanlardan İbrahim’e en yakın olanı herhalde (zamanında) ona tabi olanlarla şu peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir. ALLAH da o iman edenlerin yâridir.” [(Âl-i İmân, 3/68);

(Tirmizi, Tefsir)]

Dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol

8 Dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol

İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) omuzumdan tuttu ve:
“Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol.” buyurdu.
İbnu Ömer (ra) Hazretleri şöyle diyordu:
“Akşama erdin mi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık hali için hazırlık yap. Hayatta iken ölüm için hazırlık yap.”

(Buhari, Rikak 2)

Öyleyse isimlerinizi güzel yapın

6 Öyleyse isimlerinizi güzel yapın

“Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” 

(Ebu Davud, Edeb 69)

Günah da içini rahatsız eden…

2 Günah da içini rahatsız eden...

“İyilik (birr), güzel ahlaktır. Günah da içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğun şeydir.”

(Müslim, Birr 15)

Ayet ve Hadis bağımlıları için günlük doz