Arşivler

Herhangi bir işi için bir adam gönderse

Ebü Müsa (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) herhangi bir işi için bir adam gönderse şu tembihte bulunurdu: “Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”

Ebü Dâvud, Edep 20, (4835); Müslim, Cihâd 6, (1737).

Kim yıldızlarla ilgili bir ilim iktibas etmişse

“Kim, Allah’ın zikrettiğinin gayrısı için yıldızlar ilminden bir bab iktibas ederse sihirden bir şu’be iktibas etmiş olur. Müneccim kâhindir; kâhinde sihirbazdır, sihirbaz da kâfirdir.”

Rezin tahric etmiştir.

Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir:Kim yıldızlarla ilgili bir ilim iktibas etmişse sihirden bir şube iktibas etmiş demektir. (Yıldız ilmi) arttıkça (sihir ilmi de) artar.”

Ebu Dâvud, Tıbb 22, (3905).

Temizlik üzere zikrederek uyuyan

Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp Allah’tan dünya ve âhiret için hàyır taleb eden hiç kimse yoktur ki Allah dilediğini vermesin.

Ebû Dâvud, Edeb 105, (5042).

Halbuki kendisine ikram edecek bir şeyi yoktur.

Ebu Şüreyh el-Adevi radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Kim Allah ve âhirete inanıyorsa, misafirine câize”sini ikrâm etsin!”

Yanındakiler sordular:

“Ey Allah’ın Resulü! Câizesi de nedir?” Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı:

“Bir gecesi ve gündüzüdür. Misâfırlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır. Misafire, ev sâhibini günaha sokuncaya kadar yanında kalması hoş değildir.”

Tekrar sordular:

“Misafir ev sahibini nasıl günaha sokar?” Aleyhissalatu vesselam açıkladı:

“Adamın yanında ikamet eder kalır, halbuki kendisine ikram edecek bir şeyi yoktur.”

Buhari, Edeb 85, 31, Rikak 23; Müslim, Lukata 77, (48); Muvatta, Sıfatu’n-Nebiyy 22, (2, 929); Ebu Davud, Et’ime 5, (3748); Tirmizi, Birr 43, (1968, 1969).

Din nasihattır, samimiyettir

Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu.

“Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi.

(Müslim, İmân, 95)

Allah Teâla hazretleri ferman etti ki

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Allah Teâla hazretleri ferman etti ki: “Ben Azimu’ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım.” Ebu Hureyre ilaveten dedi ki:

“Dilerseniz şu ayet-i kerimeyi okuyun. (Mealen): “Yaptıklarına karşılık Allah katında onlar için göz aydınlığı olacak ne mükâfaatların saklandığını kimse bilemez” (Secde 17).

Buhari, Bed’ü’l-Halk 8, Tefsir, Secde 1, Tevhid 35; Müslim, Cennet 2, (2824); Tirmizi, Tefsir, (3195).

İslâm hidayeti nasip edilen

“İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”

Tirmizi, Zühd 35, (2350).

Sanki dünyalar onun olmuştur

Sizden kim nefsinden emin, bedeni sıhhatli ve günlük yiyeceği de mevcut ise sanki dünyalar onun olmuştur.

Tirmizi, Zühd 34, (2347); İbnu Mâce, Zühd 9, (4141).