Arşivler

Allah’tan başka dostlar edinenleri

Allah’tan başka dostlar edinenleri Allah daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

Şehirlerin anası (olan Mekke’de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur’an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.

Allah dileseydi onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.

(Şura 6-8)

Allah bir kuluna hayır murad ettimi

“Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir.”

Tirmizi, Zühd 57, (2398).

Bir cemaat oturup Allah’ı zikrederse

“Ben şehâdet ederim ki Ebü Hüreyre ve Ebü Said (radıyallâhu anhümâ) Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)’in şöyle söylediğine şehâdet ettiler: “Bir cemaat oturup Allah’ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, AIlah’ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar.”

Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Daavât 7, (3375).

Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir

(Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun,

Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,

Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,

Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.

Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

(Leyl 1-10)

O da bunu ketmedip söylemezse

“Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip söylemezse (Kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir.”

Ebu Davud, İlm 9, (3658); Tirmizi, İlim 3, (2651).​

Allah, insanlar için ne rahmet açarsa

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

(Fatır 1-2)

Bir erkek hanımına bir defada

“Bir erkek hanımına bir defada “Sen üç talakla boşsun!” dese, bu bir talâk sayılır.”

Ebu Davud, Talak 10, (2197).

Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.

(Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”

“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.”

(Cin,1-3)

 

Yani bize hayvanlar (a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?

“Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: “Bu köpek de benim gibi susamış” deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti.”

Resülullah’ın yanındakilerden bazıları:

“Ey Allah’ın Resülü! Yani bize hayvanlar (a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

“Evet! Her “yaş ciğer” (sahibi) için bir ücret vardır” buyurdu.”

Buhâri, Şirb 9, Vudü 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, (2244); Muvatta, Sıfatu’n Nebi 23, (2, 929-930); Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2550

Benim katımda söz değiştirilmez

“Allah ile beraber, başka bir ilâh edinen o kimseyi atın şiddetli azabın içine!”

Arkadaşı (olan şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.”

Allah, şöyle der: “Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım.”

“Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.”

(Kâf 26-29)