Doğruluğa sarılınız

Doğruluğa sarılınız.
Şüphesiz ki doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
İnsan doğruyu söyleye söyleye,
neticede Allah katında sıddîk yani doğru sözlü mertebesine yazılır.
(Ebu Davud, Edep: 80)

Doğruluğa sarılınız.
Şüphesiz ki doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
İnsan doğruyu söyleye söyleye,
neticede Allah katında sıddîk yani doğru sözlü mertebesine yazılır.
(Ebu Davud, Edep: 80)

Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü,
yerin parçalandığı
veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur’an olsaydı
(yine bu Kur’an olurdu).
Hayır, emrin tümü Allah’ındır.
İman edenler hala anlamadılar mı ki,
eğer Allah dilemiş olsaydı,
insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu.
İnkar edenler,
Allah’ın vadi gelinceye kadar,
yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak
veya yurtlarının yakınına inecek.
Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.
(Veya miadını şaşırmaz.)
(Rad Suresinin 31. ayeti)

Bir kötülük gizli kaldığı zaman,
yalnız yapana zarar verir.
Ancak, açıkça yapılıp da önlenmezse,
zararı herkese olur.
(Tac, 5.686 Taberani’ den)

Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Allah’a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O’na secde eder).
(Rad Suresinin 15. ayeti) *

İnsanların Allah’ a en yakın olanı,
önce selâmı verendir.
(Ebu Davud, Edeb: 133)

“Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez.”
(Yusuf Suresi, 87)

Kim geçim sıkıntısından dolayı insanlara dert yanarsa,
onun ihtiyacı giderilmez, açığı kapanmaz.
Fakat kim geçim darlığını Allah’ a arz ederse,
Allah onun sıkıntısını giderir, bolluğa çıkarır.
(Tirmizi, Zühd: 18)

“(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir.”
(Yusuf Suresi, 53)

Birisi “Yâ Resulullah, deveyi bağlayıp da mı tevekkül edeyim,
yoksa salıverip de mi tevekkül edeyim?” diye sordu.
Peygamberimiz (SAV): “Bağla da öyle tevekkül et!” buyurdu.
(Tirmizi, S.Kıyame: 60)

(Yusuf) Dedi ki: “Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum.”
(Yusuf Suresi, 33)