Warning: Declaration of W3TC\DbCache_WpdbNew::prepare($query, ...$args) should be compatible with wpdb::prepare($query, $args) in /var/www/ayethadis.com/public_html/wp-content/plugins/w3-total-cache/DbCache_WpdbNew.php on line 0
Ayet Hadis - Ayet Hadis

Kütüb-i Sitte Hadis 666

el-Berâ İbnu’l-Âzib (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Müslüman, kabirde suale maruz kalınca: “Allah’tan başka ilah bulunmadığı ve Muhammed’in O’nun kulu olduğuna şehadet eder”. Bunun delili şu ayettir: “Allah inananları dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerine tutar; zâlimleri de saptırır…” (İbrahim, 27).Buhari, Cenaiz 87, Tefsir, İbrahim 2; Müslim, Sıfatu’l-Cenne, 13, (2871); Tirmizi, Tefsir, İbrahim (3119); Ebu Davud, Sünne 27, (4750); Nesai, Cenaiz 114, (4, 101); İbnu Mace, Zühd 32, (4269).

Kütüb-i Sitte Hadis 1046

Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: “Eslem kabilesinden bir genç: “Ey Allah’in Resûlü! Ben gazveye katilmak istiyorum, ancak gazve için gerekli techizâti temin edecek malim yok!” dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):Öyleyse falancaya git. O hazirlik yapmisti ama hastalandi (gelemeyecek) dedi. Genç o adama gidip:- Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in sana selami var, cihâd için hazirladigin techizâti bana vermeni söyledi dedi. Adam, ismen çagirarak hanimina:- Hanim! cihad için hazirladigim teçhizâti su gence ver, onlardan hiçbir seyi alikoyup esirgeme, Allah’a kasem olsun, esirgemeden her ne verirsen hakkinda mübârek kilinir dedi.”Müslim, Imâret 134, (1894); Ebu Dâvud, Cihâd 177, (2780).

Kütüb-i Sitte Hadis 3049

Nafi anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), sabah ve ikindi namazları vaktinde kılınmış ise bunlardan sonra cenaze namazı kılardı.”Muvatta, Cenâiz 21, (1, 229).Buhari’nin bab başlığında, senetsiz olarak şu rivâyet kaydedilmiştir: “İbnu Ömer mutlaka tâhir olarak cenaze namazı kılardı. Güneş doğarken ve batarken cenaze namazı kılmazdı. Ellerini (de her tekbirde) kaldırırdı.”Buhâri, Cenâiz 57.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Kütüb-i Sitte Hadis 1900

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) Ebü Cehm İbnu Huzeyfe’yi zekât tahsildarı olarak gönderdi. Adamın biri sadaka ödeme meselesinde onunla inatlaştı. Ebü Cehm (radıyallahu anh) de adama vurup başından yaraladı. Hemen Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelip:Ey Allah’ın Resülü, kısas istiyoruz dediler. Resülullah onlara:Size şu şu miktir diyet vereyim! dedi ise de razı olmadılar. Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) miktarını daha da artırarak:Size şu şu miktar diyet vereyim dedi. Onlar yine râzı olmadı. Hz. Peygamber (daha da artırarak):Size şu şu kadar diyet vereyim dedi. Bu sefer râzı oldular.Bunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm Efendimiz:Ben bu akşam halka konuşup, onlara râzı olduğunuzu bildireceğim! dedi. “Pekâla” dediler. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) hitabesinde:Bu Leysliler bana kısas talebiyle geldiler. Ben onlara (kısasa bedel) şu şu miktar diyet teklif ettim, onlar da râzı oldular, siz de râzı mısınız? diye sordu. Fakat berikiler:Hayır, râzı değiliz! dediler. Mühâcirün onlara kızıp üzerlerine yürüdü. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara dokunmamalarını emretti, Muhacirun da ileri gitmekten vazgeçti. Sonra onları çağırıp, onlara verdiğini artırdı ve sordu:Râzı oldunuz mu?Evet dediler. Resülullah tekrar:Ben halka hitap edip, razı olduğunuzu bildireceğim dedi. Onlar: “Pekâla?” dediler. Resülullah halkı çağırarak:Râzı mısın? diye sordu.Evet râzıyız! dediler.”Ebü Dâvud, Diyât 13, (4534); Nesâi, Kasâme 24, (8, 35).

Kütüb-i Sitte Hadis 952

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir bedevî Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelip:- Rüyamda başımın kesildiğini, kendimin de onun peşine düştüğünü gördüm dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) adamı azarlayıp:Sakın ha! Şeytanın, rûyanda seninle eğlenmesini kimseye anlatma! dedi.Müslim, ftü’ya 12, (2268).

Kütüb-i Sitte Hadis 4453

Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın Ashabı bizlere her ne zaman bir hadis müşkilat arzedecek olsa, hemen Hz. Aişe’ye sorardık, o bize bu hususda mutlaka bir bilgi sunardı.”Tirmizi, Menakıb, (3877).

Kütüb-i Sitte Hadis 3918

Sahiheyn ve Ebu Davud’da, Abdullah İbnu Ca’fer radıyallahu anhüma’nın şöyle dediği gelmiştir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı salatalıkla birlikte taze hurma yerken gördüm.”Buhari, Et’ime 39, 45, 47; Müslim, Eşribe 147, (2043); Ebu Davud, Et’ime 45, (3835); Tirmizi, Et’ime 37, (1845).

Kütüb-i Sitte Hadis 6128

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü biz mescide gelirken pis yerlere basıyoruz (bu durumda ne yapmamız gerekir?) diye sorulmuştu. Aleyhissalâtu vesselâm şu cevabı verdi: “Yeryüzünün birkısmı (yürüyünce) diğer bir kısmını temizler.”

Kütüb-i Sitte Hadis 776

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlattığına göre, kendisine: “Ey Muhammed de ki: “Ben sizden (tebliğ hizmetine) mukâbil yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem” (Ha-mim-Ayn-Sin Kaf (Şura, 23) âyetinde geçen “yakınlar” hususunda soruldu. Saîd İbnu Cübeyr atılarak: “Âl-i Muhammed’in yakınları”diye cevap verdi. İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): “Acele ettin, Kureyş’in her koluna mutlaka Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın bir akrabalığı var, ondan maksad “Sizin, aramızdaki akrabalığın hakkını vermenizi dilerim” demesidir” der.Buharî, Tefsir, Hâ-Mim-Ayn-Sin-Kaf (Şüra) 1; Tirmizî, Tefsir, Şüra, (3248).ZUHRUF SURESİ

Kütüb-i Sitte Hadis 1722

Nu’man İbnu Beşîr (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Dua ibadetin kendisidir” buyurdular ve sonra şu âyeti okudular. (Meâlen): “Rabbiniz: ”Bana dua edin ki size icâbet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurdu.” (Gâfır 60).Tirmizî, Tefsir, Gâfir, (2973); Ebû Dâvud, Salât 358, (1479). Metin Tirmizî’ye aittir.