Bir bayram sabahı camiden evine dönmektedir. Sokakta bayramlıklarını giyinmiş, oynayan çocuklar görür. Fakat bir tanesinin durumu dikkatini çeker. Kenarda oturmuş, kirli ve eski elbiseler içinde diğerlerini seyretmektedir. Hz. Muhammed (asv) yanına yaklaşır…
“Oğlum, sen niçin arkadaşlarına katılmıyorsun?” der.
Çocuk hüzünlü, cevap verir…
“Ey Allah’ın Elçisi! Ben yetimim…” Hz. Muhammed (asv) için bu kadarı yeterlidir… Çocuğu elinden tutar, evine götürür. Orada yetim yıkanır, yeni elbiseler giydirilir, yedirilir, cebine para konur, sevindirilir… Sonra Hz. Muhammed (asv) onun yüzünü avuçları içine alarak,
“Benim baban, Ayşe’nin annen, Hasan’la Hüseyin’in de kardeşlerin olmasını ister misin?”
“Evet, ey Allah’ın Elçisi evet”…
Sevinç içinde ok gibi fırlayan çocuk, diğerlerinin arasına karışmıştır. Bu hızlı değişimi merak eden arkadaşları sorar:
“Ne oldu sana böyle?..”
Yetim cevaplandırır:
“Allah’ın Elçisi babam, Ayşe annem, Hasan’la Hüseyin de kardeşlerim oldu…”[14]

[14]Gerçeğe Doğru, c.I, VII/34