Âyetlerimize karşı koymak için çalışanlara,
hükmümüzden kurtulacaklarını sananlara,
iğrenç ve gayet acı bir azap vardır.

Kendilerine ilim nasib edilenler,
sana indirilen kitabın, Rabbin tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğunu
ve o mutlak kudret sahibi, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah’ın yolunu gösterdiğini bilirler. [7,43; 36,52; 30,56]

Böyle iken kâfirler kendi aralarında şöyle dediler:
“Siz ölüp de tamamen parçalandıktan ve çürüdükten sonra
size yeniden yaratılacağınızı söyleyerek peygamberlik iddia eden bir adam gösterelim mi?

Yalan uydurup onu Allah’a mı mal ediyor; yoksa kendisinde delilik mi var, bir türlü anlayamadık.”
Hayır, öyle değil, âhirete inanmayanlar azap içinde ve derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar gökte ve yerde önlerinde ne var, arkalarında ne var bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda Rabbine yönelen her kul için ibret vardır.

(Sebe’ Sûresinin 5-9. Ayetleri)