İslâm’dan evvel Ömer, okkalı, gözü kara, sözünü esirgemez, azametli olmaya açık ve büyüklük yolunda bir insandı. Çocukluk döneminde, şununla bununla yarışması, takışması, hatta, develerin boynunu büküp altına alması, onda ne türlü kabiliyetlerin bulunduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
İslâm’dan sonraki Ömer (ra) ise karıncaya basmayan, çekirgeyi öldürmeyen ince ruhlu ve hassas bir insandır. Şefkat ve hassasiyeti o kadar geniş ve şümullüdür ki:
“Fırat’tan geçerken bir koyun suya düşse ve boğulsa, Allah onun hesabını Ömer’den sorar.” derdi.[8]
İşte böyle bir terbiyeydi Hazreti Muhammed’in (asv) terbiyesi…

[8]Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ, 1/53.