Bir arkadaşı Ramazan ayında oruçluyken ağır bir günah işler. Sonra da Hz. Muhammed (asv)’in yanına gelerek nasıl affedilebileceğini sorar. Hz. Muhammed (asv):
“Bir köle azad edebilir misin?”
“Hayır, param yok.”
“Aralıksız altmış gün oruç tutabilir misin?”
“Ey Allah’ın Elçisi, bu durum başıma oruçluyken geldi.”
“Altmış fakiri doyurabilir misin?”
“Gücüm yetmez.”
“Öyleyse benimle beraber bekle. Allah bir kolaylık yaratıncaya kadar…”
Arkadaşı oturup, mescidde beklemeye başlar.  Ve az sonra da bir Medineliden hediye olarak bir sepet hurma gelir. Hz. Muhammed (asv) hurma sepetini bekleyen arkadaşına uzatır.
“Al bunu, yoksullara dağıt da, günahına kefaret olsun.”
“Ey Allah’ın Elçisi! Bütün Medine’de benim ailemden daha yoksul bir aile tanımıyorum.”
Allah’ın Elçisi’nin yüzünde bir gülümseme yayılır
“Peki, öyleyse ailene götür de siz yiyin.”[13]

[13]İbrahim Refik, Güllerin Efendisi, s.168.