Arkadaşlarıyla oturmaktadır. Bir deve son hızla koşarak yanına gelir ve durur. Sığınmak ister gibi bir hali vardır. Az sonra da deveyi kovalayan sahipleri çıka gelir.
“Ey Allah’ın Elçisi, bu bizim devemizdir, üç gündür onu arıyorduk, nihayet yanınızda bulduk.” derler.
Deve Hz. Muhammed’in arkasında durmaktadır. O devenin yularını bırakmadan konuşur:
    “Ama deveniz sizden çok şikâyetçi.”
Şaşıran sahipleri sorar:
“Ey Allah’ın Elçisi, ne diyor?”
    “O yanınızda büyümüş, yıllarca sırtında yük taşımış, size bir sürü de yavru vermiş ve en sonunda onu kesip etini yemeye kalkışmışsınız.”
“Evet, ey Allah’ın Elçisi aynen öyle oldu.”
Bunun üzerine Hz. Muhammed (asv) cebinden yüz gümüş ödeyerek deveyi onlardan satın alır ve deveye dönerek:
    “Ey deve,  haydi git. Allah rızası için serbestsin ve artık sana kimse dokunamaz.” der.[4]

[4] İbrahim Refik, Güllerin Efendisi, s. 166.